Tekstil ve Moda Sitesi

İpek Lifinin Elde Edilmesi

İpek kumaş
İPEK
İpek güzel ve pürüzsüz görünüşlü, yumuşak, parlak ve dayanıklı olup, kolaylıkla ve iyi boya tuttuğu için daha da güzelleştirilebilen hayvansal kaynaklı bir liftir. İpek liflerin kraliçesi olarak bilinir. 4000 yılı aşkın bir süreden beri, insanların ekonomik hayatında önemli bir rol oynamakta olan ipek, yıllarboyu Çin, Hindistan, Taşkent, Bağdat, Şam ve İstanbul’dan geçen ipek yolunu takiben Avrupa’ya taşınmıştır. Bu zaman zarfında ipek altından daha değerli bir ürün olarak alıcı bulmuştur. Tahminlere göre, ipekçilik ilk önce Çin'in kuzeydoğusunda başlamıştır. Ülkemiz coğrafi yeri ve iklimi bakımından ipekböceği ve dut ağacı yetiştirilmesine uygun ülkelerden biridir. Trakya, Marmara, Ege, Akdeniz, bölgelerinde bulunan bazı iller ile Amasya, Diyarbakır, Hatay yöreleri ipekböcekçiliğinin yayılmış olduğu alanlardır.

Macera Dut Yaprağı ile Başlıyor
İpekböcekçiliğinde dut yetiştiriciliği birinci aşamayı oluşturur. Dut ağaçları çok yıllık olduğundan dikimden önce dikkatli ve iyi bir seçim yapılmalıdır. Arzu edilen kalitede yaprak üretimi iyi bir seçimle mümkündür. Dut seçiminde; yaprak verimi, yaprak kalitesi, toprağa ve iklim şartlarına uyumluluk, ipekböceği beslenme yöntemine uygunluk ve son olarak da hastalık ve haşerelere dayanıklılık hususları dikkate alınmalıdır. Dutluklar ana yollara yakın olmalı zirai mücadele gerektiren yerlerden en az 100 metre uzakta bulunmalı, eğimi 15 dereceden fazla arazilere kurulmamalı, fabrika, maden ocakları gibi duman ve is çıkaran sanayi merkezlerinden uzakta kurulmalı, araziden taban suyunun çok yüksek olduğu yerlere kurulmamalıdır. Dut hastalıklarına dikkat edilmeli, yerinde ve zamanında uygun yöntemlerle hastalık mücadelesi yapılmalıdır. Yaprak pası, kırmızı yaprak lekesi, dut dili mantarı gibi hastalıklarda ilaç kullanmak yerine, dalları ve yaprakları kesip toplayarak yakmak faydalıdır. Dünya’da ticari amaçla üretilen dört çeşit ipek vardır. Bunlar; Dut ipeği, eri ipeği, taşar ipeği ve muga ipeği’dir. Dut yaprağı ile beslenen ipekböceklerinden elde edilen dut ipeği Dünya ipek üretiminin yüzde 95’ini meydana getirir. Dut ile beslenen ipekböceği (Bombyx Mori) kozalarından devamlı ipek ipliği çekilebildiği için endüstride kullanılan ham ipek ipliği elde edilir. İpek 4000 yıldan fazla bir süredir evcilleştirilmiş olan Bombyx Mori’den elde edilmektedir.
Dut Yaprağı
Hayat Döngüsü
a)Tohumlar: İpekböceği tohumları çok küçüktür. 2000’e yakın tohum ancak 1 gr. gelir. Tohumlar 1-1,3 mm uzunlukta ve 0,9-1,2 mm genişliktedir.
b)Tırtıllar: İpekböceği tırtılları larva yumurtadan çıktıkları zaman koyu kahverengi ve siyah renktedir. Tırtılların baş kısmı büyük, vücut tüylerle kaplı görünümdedir. Yaş ilerledikçe deri rengi açılır ve deri düzgün bir görünüm alır.
c) Baş: Baş, 6 segmentten (halka) dan oluşur. 2.segmentte anten, 4. segmentte alt çene, 5. segmentte üst çene, 6. segmentte dudak organları bulunur. Antenlerin üst taraflarında 6 çift basit göz vardır. Antenler 1 çift olup 6 parçadan oluşur, alt çene kesme işlemini yapar, üst çene uzantıları gıdanın tadını tespit eder. Alt çenenin arasında alt ve üst dudaklar ile ipeğin salgılandığı filier deliği bulunur.
d)Göğüs: Göğüs, 3 halkadan oluşur ve alt tarafında 3 çift ayak bulunur. Bu ayaklar tutunma ve tırmanma işlerinde kullanılmaz, tutucu özellikte olup yaprakları yeme esnasında tutmaya yararlar.
e)Karın: Karın, 11 vücut halkasından meydana gelir. 9 karın halkası ve diğer iki halka kuyruk kısmında birleşik bir görünümde olup, alt tarafından kuyruk ayağı veya 5 çift yalancı karın ayakları bulunur. 3-4-5 ve 6’ıncı karın ayaklarının alt tarafında ve son karın halkasında birer çift karın ayağı vardır. 8. karın halkası üzerinde kuyruk boynuzu (mahmuz) bulunur. 8. ve 9.halkaların alt kısmında cinsiyet ayrımına yarayan işaretler bulunur. Yalnız bunların gelişimi böceğin dördüncü ve beşinci yaşları arasında görülebilir. Dişi cinsiyet işaretleri süt beyazı noktalar şeklinde sekiz ve dokuzuncu halkaların alt kısmında görülebilir. “Ishwata” guddeleri ismi verilir. Erkek cinsiyet işareti ise süt beyazı renginde 8 ve 9. Karın halkaları arasında ve tam ortada bir çıkıntı görünümümde olup “Herold” guddesi ismi verilir.

İpekböceği Yetiştiriciliği
a)Temizlik ve Dezenfeksiyon: Beslenmeden 7-10 gün önce besleme yerinin temizliği, kireçle badanası yapılmalıdır. Ayrıca beslenme odası ve evlerin girişine dezenfektanlı paspaslar koyarak ayakkabılarla mikrop taşınması önlenir. Böcekhaneler kolay temizlenebilen, havalandırılabilen, sıcaklık ve nemi kontrol edilebilen özelliklere sahip olmalıdır.
b)İnficar: İnficar ya da fışkırma için özel yumurta kutuları kullanılır. İnficar etmiş tırtılların boyu ancak 3 mm, ağırlığı da 0,5 gr. kadardır. Üzerleri kıllarla kaplıdır. Fışkıran tırtıllar, özel kerevetlere alınır. Kerevetler seyyar ya da tavandan askılı olabilir. Temizliğin kolay yapılabilmesi için ilk kerevetin yerden yüksekliği en az 25 cm. olmalıdır. İki kerevet arasındaki yükseklik ise 70-90 cm. olarak ayarlanır.
c)İpek Böceklerinin Beslenmesi ve Bakımı: İpekböceği 35-40 gün gibi kısa sürede fazla masraf ve iş işlemeden koza ürünü verir. Ancak dikkat ve titizlikle bakılıp beslenmelidir. Yurdumuzda iki mevsimde beslenme imkanı vardır. Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında yapılan beslenmeye ilkbahar beslenmesi, Ağustos ve Eylül aylarında yapılan beslenmeye ise sonbahar beslenmesi denir. Besleme evi temizlenebilen sıcaklık ve nemi kontrol edilebilen bir yer olmalıdır. İpekböceği tırtıl döneminde beyaz dut yaprağı yer ve 4 defa uykuya yatar. Böcek uyku döneminden sonra gömlek değiştirir. Dut yaprağı yemeksizin 24 saat hareketsiz kalır. İki uyku arasındaki süre bir yaş diye adlandırılır. 1. 2. ve 3. yaşlar genç ipekböceği, 4 ve 5. Yaşlar gelişmiş ipekböceği devresidir. İlk yaşlarda dut yaprakları kıyılarak verilir, gelişmiş yaşlarda yaprakların kıyılmasına gerek yoktur. Yaklaşık 3 gün süren 5. yaş sonunda böcekler yem yemeyi keser. Mide tamamen boşalır ve askı dönemi başlar.
d) Askı ve Koza Hasadı: Ülkemizde olgunlaşan böceklerin kozalarını örmeleri için; buğday, çavdar, çeltik, hardal, katır tırnağı, funda su selesi, süpürge otu, meşe, çam gibi bitkisel askılar ile , plastik ve ondülin askılar kullanılmaktadır. İpekböcekleri tek tek elle toplanarak askıya alınabilir ya da kendi kendine askıya çıkmaları da sağlanabilir. Askıya çıkan ipek böcekleri dışkısını ve idrarını boşaltır ve koza örmeye hazır hale gelir. Önce kozanın tutunmasını sağlayan koza pamuğu adı verilen bir miktar ipek salgılar ve kendisini askıya tutturur. İpekböceği kozayı örmeye dıştan başlar ve içeriye doğru örmeye devam eder. Serisin denilen yapışkan maddeyi çenesinin altında bulunan salgı bezlerinden iplik halinde çıkararak ve kafasını sekiz rakamına benzer şekilde oynatarak kozasını örer. Kendisini kozanın içine hapseder. Bu ortalama üç gün sürer. Kozasını ören tırtıl kozasının içerisinde büzülmüş ve küçülmüş olarak kalır ve krizalit haline dönüşür. Koza hasadı, krizalit olgunlaşmadan yapılırsa lekeli ve düşük kaliteli kozalar elde edilir. Koza hasadı için en uygun zaman koza ürününün başlamasından itibaren 10-11 gün sonrasıdır. Hasada geç kalmak maddi kayıplara neden olur. Krizalit kelebek haline gelip çiftleşmek üzere kozayı deler. Delinmiş kozalardan ipek çekilemez. Kozalar örülüp bittikten bir hafta sonra toplanır. Kozanın içinde bulunan krizalit, kozaya zarar vermeden öldürülür. Bu işleme boğma denir ve iki şekilde uygulanır. 1) Su Buharıyla Boğma 2) Sıcak Hava İle Boğma. Elektrikle çalışan özel fırınlarda sıcak hava ile krizalitler öldürülür. Fırından kozalar kuru olarak çıkar.

İpek Lifinin Elde Edilmesi
İpekböceğinin ağzından salgılanan serisin maddesi tipik bir zamk özelliğindedir. Bu nedenle ipek telleri birbirine yapışır. İpeğin çekilebilmesi için serisin maddesinin yumuşatılması gerekmektedir. 50-60 derecelik sıcak suda serisin yumuşamaktadır. Serisinin yumuşatılmış kozalara fırça ya da süpürge gibi bir araçla dokunulduğunda ipek tellerinin uçları tutulabilir. Bu ustalık isteyen bir işlemdir. Sürekli sarılabilecek uçların bulunması sırasında ziyan olan ve kamçı başı adı verilen ipek tellerinden sonra, ipek lifleri bir çıkrığa sarılır. İpekler çileler haline getirilir. Bu ipeğe ham ipek denir ve serisin maddesi nedeniyle oldukça serttir. İpek sabunlu suda kaynatılarak pişirme işlemi yapılır. Pişirme işleminden sonra serisin maddesi eridiğinden ham ipek ağırlığının yüzde 20-30’unu yitirir. İpeğe ağırlığını kazandırmak ve döküm vermek amacıyla çeşitli işlemler uygulanır ve kullanıma sunulur. Böylece elde edilen ipeğe ham ipek denilmektedir. Dokumacılıkta ham ipek kullanılır. Eğer ham ipeğin bir kaç tel bir araya getirilerek büküm makinelerinde bükülecek olursa, bükümlü “İşlenmiş ipek” üretilmiş olur. 1 m. ham ipek üzerindeki büküm sayısı ipeğin kullanılabileceği yere, yani çözgü ve atkı ipliği olarak nerede kullanılacaksa ona göre ayarlanır. İpeğin kalitesi, ipek tellerinin aynı kalınlıkta sürüp gitmesi, pürüzlerin ve kıl biçimindeki dağınıklıkların bulunmamasıyla ölçülür. Özel fırınlarda ağırlığını, dökümünü ve güzelliğini kazanan ipek ipleri çileler halinde kurutulur. Bu işlemden sonra fabrikalara yollanan ipek çileleri makaralara sarılmak için hazırlanırlar.

4 yorum:

ipek lifi elde edilme yöntemleri ipek kalitesini birinci dereceden etkiler ve ipeğin özelliklerini doğrudan etkiler

ipeğin parlaklığı ve vücuda dokunuşu süper

girişteki hatun da güzelmiş Allah'ım bana da böyle güzel hayırlı bir eş nasip etsin.

ipek milattan önce 2600 lü yıllarda çin imparatorluğunda keşfedilmiştir. rivayete göre çin imparatoriçesi (ya da prensesi) bir gün sarayın bahçesinde çay içerken dut ağacından asılı kozanın sallanan ucunun parçası, yani sarkan bir ipek lifi yaz mevsiminde ılık bir esinti sayesinde hafifçe salınarak prensesin çayının içine düşer. prenses çaydan çıkardığı beyaz renkli lifi, yanındaki hizmetlilere verip çayını tazeletecekken ipek lifini incelemeye başlıyor, ilk başta örümcek ağı zannettiği lifin daha güzel, parlak ve yumuşaklığına hayran kalıyor ardından bu lifin kaynağını buluyor ve ipek kozası ile tanışıyor, dut ağacında bulunan bu kozaların keşfi böylece yapılıyor. insanlık tarihinde çin sarayında bulunan bu lif ve ipekböcekleri çinlilerin kıskançlığı nedeniyle uzun yıllar dünya tarafından bilinemiyor, çinliler yıllarca bu değerli lifi kendilerine saklıyorlar ancak ülke dışına gelin giden bir çin prensesi bu kıymetli hazineyi saçları arasında saklayıp yurtdışına çıkarabiliyor ve ipek ve ipekböceği hızla dünyaya yayılıyor. O kadar ünleniyor ki ismi ticaret yollarına veriliyor, çinden başlayıp batıya; avrupanın içlerine ve afrikanın atlas okyanusu kıyılarında kadar uzanan kervan yoluna, tarihi ipekyoluna bile ismini veriyor ve bu kervanların taşıdığı en değerli ürünlerin başında geliyor.

Haftalık En Çok Okunanlar