Tekstil ve Moda Sitesi

Tekstil Yüzeylerinde Terbiye İşlemleri

Tekstil Terbiye İşlemleri
Tekstil materyallerinin (elyaf, iplik, kumaş, giysi vb) niteliklerini kullanım alanına veya tüketici isteğine göre değiştirmek için uygulanan işlemlerin tümüne tekstil terbiye işlemleri denir. Terbiye işlemleri yapılacak tekstil materyali; Elya, Taranmış lif tülbenti, İplik, Kumaş, Tekstil ürünü (giysi, ev tekstili vb.) şeklinde olabilir.

Tekstil Terbiye İşlemlerinin Sınıflandırılması
Tekstil Terbiye İşlemleri:
-Ön Terbiye,
-Renklendirme: Boyama, Baskı,
-Apreleme (Bitim) İşlemleri: Kuru Apre, Yaş Apre.

Tekstil Terbiyesinde Ön İşlemler (Ön Terbiye)
Ön terbiye işlemleri ile terbiye edilecek olan tekstil materyali, boyamaya ya da baskıya hazır hale getirilir. Tekstil yüzeylerinden, üretimleri sırasında kullanılan haşıl, tutkal vb. yardımcı maddeler uzaklaştırılır. Tekstil lifleri, boyama işlemi sırasında tekstil yüzeylere istenilen rengi verebilmek için yapısındaki doğal boyar maddelerden ve boyanın liflere işlemesini engelleyen maddelerden arındırılır.
Önemli ön terbiye işlemleri şunlardır: Ağartma, Merserizasyon, Kostikleme, Ön temizleme, Örgülerin gevşetilmesi, Ağartma

Ağartma, beyaz olması veya açık renk tonlarında boyanması yada baskı yapılması gereken bütün ham tekstillere uygulanır. Ağartma işlemiyle, özellikle doğal liflerin yapısında bulunan doğal boyar maddeler parçalanarak suda çözülebilir hale getirilir ve kumaşın yıkanmasıyla liflerden uzaklaştırılır.
Merserizasyon: Merserizasyon işlemi, pamuklu ipliklerin yada pamuklu tekstil yüzeylerinin, soğuk ve derişik bir sud kostik çözeltisine batırılması ve gerdirilmesidir. Merserizasyon işlemi ile pamuklu tekstil materyali, parlaklık, yüksek kopma sağlamlığı, yumuşaklık ve yüksek nem emme özelliği kazanır.
Kostikleme: Kostikleme, özellikle pamuklu dokuma yüzeylerin sud kostikle işlenmesidir. Bu işlemde, merserizasyon işlemindeki gibi bir germe yoktur. Kostikleme işlemi, dokuma yüzeyin çekmesine ve sıkışmasına neden olur. Böylece kumaş boya maddesini daha fazla emebilir; ancak bu işlem dokuma yüzeye bir parlaklık kazandırmaz.
Örgülerin Ön Temizliği: Örme işlemi sırasında örgü yüzeyler kirlenir. Sentetik ipliklerden oluşan örgü yüzeyler, örme işlemini kolaylaştıran yağlar içermektedir. Kirler ve yağlar, yağ çözücü maddeler ile tekstil sanayinde kullanılan özel yıkama makinelerinde yıkanarak giderilir.
Örgülerin Gevşetilmesi: Örme işlemi ve ön yıkama, örgü yüzeylerde gerilmeye neden oluğu için bunlar gevşetilmelidir. Bu işlem, örgü yüzeylerin sıcak su teknesinden geçirilip, gerdirmeksizin buhara tutulmasıyla gerçekleştirilir. Böylece örgüye sabit bir form kazandırılır.

Tekstil Materyallerinde Renklendirme
Tekstil materyallerinde renklendirme işlemi, boyama yada baskı yöntemleri ile gerçekleştirilir. Tekstilde renklendirme işlemi, boyar maddelerin tekstil materyali ile muamele edilmesidir. Bu işlemle tekstil materyali yalnız renk değiştirmekle kalmaz; aynı zamanda bu renk materyal üzerinde kalıcı olur. Tekstil materyallerini boyama ve baskı yoluyla renklendirme işleminde kullanılan organik moleküllere “Boyar Madde” denir. Tekstil materyalinin tek bir renge boyanması işlemine, “Düz Boyama” yada kısaca “Boyama” denir. Tekstil materyali üzerinde farklı yerlerde bir veya daha fazla renkle desen oluşturma işlemine “Baskı” denir.
Boyar Madde Türleri ve Kullanım Alanları
Tekstil materyallerinin renklendirilmesinde dikkat edilecek en önemli nokta, kullanılacak boyar maddenin, tekstil materyalinin hammaddesine uygun olmasıdır. Her boyar madde her hammaddeye aynı oranda uygunluk göstermez. Eğer boyanmış bir kumaşın yüksek derecede haslık özelliklerine sahip olması gerekiyorsa, boyar madde hammaddeye ve kullanım amacına uygun olmalıdır.

Boyar Madde Türleri ve Kullanım Alanları
Direkt boyar madde: Pamuk, yün, viskoz, modal liflerinden ve karışımlarından oluşan tekstil materyalleri.
Reaktif boyar madde: Pamuk, viskoz, modal, poliamid, polyester liflerinden ve karışımlarından oluşan tekstil materyalleri.
Küp boyar madde: Sentetik lifler, pamuk, yün, keten, ipek, viskoz, modal liflerinden ve karışımlarından oluşan tekstil materyalleri.
Kükürtlü boyar madde: Pamuk, viskoz, modal, keten liflerinden ve karışımlarından oluşan tekstil materyalleri.
İnkişaf boyar madde: Pamuklu, viskoz, modal, keten, poliamid liflerinden ve karışımlarından oluşan tekstil materyalleri.
Asit boyar madde: Sentetik lifler, yün, ipek, liflerinden ve karışımlarından oluşan tekstil materyalleri.
Metalkompleks boyar madde: Yün, poliamid, akrilik liflerinden ve karışımlarından oluşan tekstil materyalleri.
Dispersiyon boyar madde: Sentetik lifler, asetat liflerinden ve karışımlarından oluşan tekstil materyalleri.
Bazik boyar madde: Pamuklu, viskoz, modal, poliakril liflerinden oluşan tekstil materyalleri.
Pigment boyar madde: Sentetik lifler, özellikle poliamid, polyester, pamuk liflerinden ve karışımlarından oluşan tekstil materyalleri.

Optik Beyazlatıcılar: Optik beyazlatıcılar, liflere nüfuz eden ve floresan etkisi olan (kendinden parlayan, fosforlu) renksiz, organik maddelerdir. Değişik bir ışık kırılmasına neden olurlar. Oksidasyon maddeleri gibi birer beyazlatıcı maddesi olarak değil, bir boyar madde gibi etki ederler.

Boyama Yöntemleri: Renklendirilecek tekstil yüzeylerine uygun boyama yönteminin ve boyama makinesinin seçimi şu kıstaslara göre olmalıdır: Tekstil yüzeylerinin hammaddesine göre, Tekstil yüzeylerinin yapısına göre, Boyanacak miktara göre. Boyama yöntemleri şunlardır: Kesintili yöntem, Yarı Kesintili yöntem ve Kesintisiz yöntem.

Kesintili Boyama Yöntemi: Kesintili boyama yönteminde kumaşa, boya eriyiğinin emdirilmesi için birkaç defa işlem yapılır. Boya eriyiğindeki boyar madde, bütün kumaşa aynı oranda dağılıp sabitleşene kadar boyama işlemi tekrar edilir.

Yarı Kesintili Boyama Yöntemi: Yarı kesintili boyama yönteminde kumaşlar, sürekli olarak boya eriyiğine batırılır. Boya eriyiği, kesintili olarak lifler üzerinde belirginleşir veya fiksajlanır (sabitleştirilir).

Kesintisiz Boyama Yöntemi: Kesintisiz boyama yöntemi, aralıksız bir çalışmayı mümkün kılar. Boya eriyiği ile doyurulmuş kumaş sıkılır ve fazla boya eriyiği fulartta (boya teknesinde) kalır. Boya maddesi, hiç ara vermeden buharla veya sıcak hava ile lif üzerine fiksajlanır. Bu boyama yöntemi, sadece büyük çaplı üretimde verimlidir.

Baskı Teknikleri: Tifdruk (Rulo) Baskı: Tifdruk (rulo) baskıda motifler, bakır silindirlere oyularak ya da yakılarak hazırlanmıştır. Silindirler (rulolar), boya silindirleri (beslenme silindirleri) ile boyanır. Desenin her rengi için ayrı bir silindir kullanılır. Rakle (sıyırma) bıçakları fazla boyayı baskı silindirinin parlak yüzeyinden sıyırır. Böylece boya, sadece gravürlerin (baskı silindirindeki desen oyukları) içinde kalır ve baskı işlemi sırasında kumaşa aktarılır. Tifdruk makinelerinin yüksek bir üretim hızı vardır. On altı renge kadar baskı yapılabilir. Kumaş kalitesine göre gravür derinliği farklıdır. Bu baskı tekniği, her desenin her rengi için ayrı silindirler yapılmasını gerektirdiği gibi, her kumaş cinsi için de ayrı silindirler yapılmasını gerektirir. Silindirlerin gravür işlemleri çok pahalıdır. Bu yüzden rulo baskı tekniği sadece büyük miktarlar için kullanıldığında verimli olabilir. Kumaşın ön yüzünde, desenler, renkler belirgin ve nettir. Arka yüzünde ise belirsiz ve siliktir.

El Şablon Baskı: El şablon baskıda uygulanacak desen, bir kartondan kesilir. Kartonla kaplı yerlere boya işlemezken boş kalan yerlerden dokuma kumaşa nüfuz eder.
Püskürtme baskı: Püskürtme baskıda şablon, kumaşın üstüne konur. Bir püskürtme tabancası ile boya kumaşın üzerine püskürtülür. Kumaş üzerinde iri taneli bir desen oluşur. Bu yöntem, halılardaki baskılar için de kullanılır.

Düz Film Baskı (Serigrafi): Düz film baskıda, içinden boyanın geçebileceği ince gaze bezi (ipekli kumaş) kullanılır. Desenlenmeyecek yerler, boyanın geçmemesi için her iki yüzde de suda çözülebilen bir cila tabakası ile kaplanır. Her basılacak renk için ayrı bir şablon gereklidir. Şablonlar, foto kimyasal yolla hazırlanır. Şablonun boya geçiren kısımlarından bir lastik rakle veya bir rulo ile kumaş üzerine baskı boyası bastırılır. Düz film baskı, özellikle büyük desenler ve küçük miktarlar için kullanılır. Bu tekniğin dezavantajı ise, yer ihtiyacının fazla olmasıdır.

Rotasyon Film Baskı (Rotasyon Serigrafi): Yirmi renkten fazla durumlarda düz film baskı tekniği ekonomik değildir. Rotasyon film baskı (rotasyon serigrafi), düz film baskının geliştirilmiş bir biçimidir. Avantajı, üretim akışının sürekli olmasıdır. Bu duruma, düz şablonların gravürlü bir silindir şekline sokulması ile ulaşılmıştır. Boya, baskı silindirlerine pompalanır. Daha sonra, delikli silindirlerin içinden geçerek kumaşa ulaşır. Rotasyon film baskı ile saatte 4000 m kumaşa baskı yapılabilir. Büyük miktarlarda üretim için uygundur ve yirmi dört renkte baskı yapılabilir. Silindirler daha çabuk ve ucuz bir şekilde hazırlanabilmektedir.

Rotasyon Film Baskı: Lazer ile Şablon Hazırlama, Şablon hazırlamanın en gelişmiş şekli, lazer ile yapılan şablon hazırlamadır. Bu teknikte, şablonların üzerindeki kimyasal tabaka lazer kullanılarak yakılmaktadır. Yakılan tabaka parçacıkları daha sonra vakumla emilir, bir yerde toplanır ve atılır. Lazer ile şablon hazırlama tekniği alışılmış yöntemlere göre şu yönlerden daha ucuzdur  Film negatiflerinden tasarruf edilir. Şablonların tab edilme işlemi yoktur. Şablonları hazırlama süresi daha kısadır.

Püskürtme Baskı: İlk bakışta şablon baskıdaki püskürtme baskı tekniği ile aynı gibi görülen püskürtme baskı tekniğinin farkı şablon kullanılmamasıdır. Bu yöntemle sadece ekoseler ve bordürler basılabilir. Desen kenarları kesin ve net değildir; biraz siliktir ve birbirine girmektedir. Örgülerde ve esnek dokumalarda kullanılır. (Örneğin; tişörtler, mayolar vb.) Püskürtme baskı tekniği ile istenildiği kadar çok renk kullanılabilir.

Transfer Baskı: Transfer baskıda, özel bir boya patı, bakır gravürlü silindirik baskı makinesinde bir kere kullanılabilen bir transfer kağıt bandına basılır. Kağıt bant ve kumaş, ısıtılmış bir kalandırdan geçirilir. Kağıt bant, boyalı tarafı ile kumaşın ön yüzüne temas ettirilir. Isı ve basınç ile boya, kağıttan kumaşa geçer. Yeni tekniklerde, sonradan ilave bir fiksaj (sabitleme) işlemi gerekli değildir. Bu baskı tekniği ile istenildiği kadar renk, kesintisiz bir geçişle kullanılabilir. Böylece desen çizimleri son derece ince olabilir. Tekstil üreticileri için pahalı baskı makinelerini kullanmaya gerek kalmaz. Desen birçok rengiyle matbaa makinelerinde kağıt üzerinde geliştirilir. Yani tekstil işletmesinin sadece bir kalandıra (transfer baskıda kullanılan sıcak silindir) ihtiyacı vardır. Depolamada ortaya çıkan risk azalır. Kumaşlar, sipariş verildikçe basılır ya da desen iyi satmadıkça basılmaz. Bu metotta kullanılan renkler, kumaşın sadece ön yüzüne çıkar. Arka yüz, kumaşın kendi zemin renginde kalır. Trikolar gerildiklerinde, ilmeklerin iç kesimleri daha açık renkte görülür.

Gofre Baskı: Silindir şeklinde sıcak kalıplar kullanılarak kumaş yüzeyinde kalıcı ve kabarık bir desen oluşturulur. Termoplastik olmayan kumaşlarda önce bir yapay reçineleme işlemi yapılır. Böylece kumaş, kalıcı biçimde formlanabilir.

Apreleme (Bitim) İşlemleri: Tekstil mamullerine, daha iyi görünüm, tutum ve kullanım özellikleri kazandırmak için mekanik yöntemlerle veya kimyasal maddelerle uygulanan işlemlere “Apreleme (bitim) işlemleri” denir. Bitim işlemleri olarak tanımlanmasının sebebi; bu işlemlerin, ön terbiye ve renklendirme işlemlerinden sonra uygulanan son işlemler olmasıdır. Apreleme (bitim) işlemlerinden sonra tekstil mamulleri, satışa, aynı zamanda kullanılmaya hazır duruma gelmektedir.

Kuru Apre İşlemleri: Mekanik yöntemlerle uygulanan apreleme (bitim) işlemlerine “Kuru Apre İşlemleri” denir. Önemli kuru apre işlemleri şunlardır.

Şardonlama: Tekstil yüzeyindeki lifler, şardon makinesinin kancalı telleri yardımıyla çekilerek kumaş yüzeyine çıkarılır. Böylece kumaş tüylü ve yumuşak bir yüzeye kavuşur, ısı tutma özelliği artar. Şardonlama etkisi, kullanılan makinenin türüne ve işlemin etki süresine bağlıdır.
Kalandırlama: Kalandırlama işlemiyle, mamul düzgünleştirilir, mamulün sıklığı ve parlaklığı arttırılır. Tekstil yüzeyi, basınç altındaki iki ya da daha fazla silindir arasından geçirilir. Silindirlerin üst yüzey özelliklerine, geçiş hızına, silindir ısısına ve silindirlerin düzenleniş şekline göre elde edilen etkiler, kullanım özelliklerini değiştirmektedir. Normal kalandırda silindirlerin hızı aynıdır. Bu şekilde hafif bir parlaklık ve düzgünlük oluşur. Sürtünme kalandırında basınç uygulayan silindirler, kumaş transport (taşıma) silindirine göre daha hızlı döner. Bu sayede oluşan sürtünme etkisi, kumaşta yüksek bir parlaklığa neden olur.

Çektirme: Tekstil yüzleri, üretimleri sırasında fazla gerildikleri için esnerler. Çektirme işlemi ile yüzeyler eski haline dönüşür yani kısalır. Bu işlemle, tekstil mamullerinin kullanım sırasında çekmeleri önlenir. Çektirme işleminde amaç: Giysinin rahatlığı ve bakımı, Giysinin şeklini koruması, Kumaşın çekmemesi, Giysinin esnemeye ve bollaşmaya karşı koyması, Konfeksiyon işlemlerinde rahatlık ve güven sağlanmasıdır.

Gerdirme: Özellikle örgü yüzeylerin terbiyesinde dikkat edilecek en önemli noktalar; çektirme ve gerdirmedir. Çünkü örgü yüzeyler, gerilme ve çekmeye çok duyarlıdır. Gerilim nedeniyle örme kumaş uzar ve hacimli görünümü kaybolur, yani kumaş incelir. Gerdirme işlemi iki şekilde yapılabilir: Kumaş buhar etkisi altında gerilir ve bu şekilde fikse (sabitleştirme) sağlanır. Gerdirme, kumaş ıslakken yapılır ve sonra kurutularak fikse edilir. Bu yöntem daha etkilidir. Çektirme ve gerdirme işlemleri görmüş kumaşlar, kullanım sırasında hiçbir boyut (en ve boy) değişimine uğramaz.

Yaş Apre İşlemleri: Kimyasal maddelerle uygulanan apre (bitim) işlemlerine, “Yaş Apre” işlemleri” denir. Önemli yaş apre işlemleri şunlardır: Dinkleme, Yün lifleri; ısı, basınç ve nem etkisiyle keçeleşir. Dinkleme işlemi ile yünün keçeleşme özelliğinden faydalanılarak tekstil ürününün yüzeyi sıklaştırılır ve yüzeye keçeleşmiş bir görünüm kazandırılır. Katlı halindeki yünlü kumaş, iki silindir arasından geçerken sıkıştırılır. Dinklemenin etkisi, ayarlanabilen sıkıştırma kanalları ile değiştirilebilir. Dinkleme teknesinde bulunan alkali veya bazik çözelti, dinkleme işlemini kolaylaştırır. Bu işlemle çuha vb. kumaşlar elde edilir.

Sürtünmeye Karşı Dayanıklılık Terbiyesi: Sürtünmeye karşı dayanıklılık, tekstil yüzeylerinin belirli şartlar altında sürtünmeye karşı gösterdiği dayanma gücüdür. Tekstil yüzeylerine kolay bakım özelliği kazandıran terbiye işlemleri tekstil yüzeylerinin sürtünmeye karşı dayanıklılığını azaltır. Bu özelliğin tekstil yüzeylerine yeniden kazandırılabilmesi için teksilon apresi uygulanır. Bu amaçla tekstil yüzeyleri silisli aside batırılır. Bu işlemle tekstil yüzeyleri, sürtünmeye karşı dayanıklılık kazanır.

Güç Tutuşurluk Terbiyesi: Tekstillerde güç tutuşurluk iki şekilde sağlanır: Tekstiller koruyucu bir tabaka ile kaplanır ve liflere oksijenin gitmesi engellenmiş olur. Böylece tekstil yüzeyleri, alev almadan kömürleşir. İkinci yöntemde ise liflere alev oluşmasını önleyecek gazlar üreten maddeler ilave edilerek tekstil yüzeyinin alev almaması sağlanır. Bu tür terbiye işlemleri, tekstil yüzeylerin tuşesini (dokunumunu) değiştirir.

Keçeleşmezlik Terbiyesi: Keçeleşmezlik terbiyesi, yünlülerin yıkama sırasında keçeleşmesini önler. Yünün keçeleşmesinin nedeni, liflerin pullu yapısıdır. Lif yüzeyinde bulunan pullar ısı, basınç ve nem altında iç içe geçer. Bu olay şu işlemlerle önlenebilir: Kimyasal maddeler kullanılarak yün liflerindeki pulların yapısı değiştirilir. (Pullar asit kullanılarak yok edilir.) Pulların üzerine örtücü bir tabaka çekilir. Keçeleşmezlik terbiyesi, kumaş özelliklerini iyileştiren az sayıda terbiye işlemlerinden biridir. Bu işlemle kumaşın: Sürtünme ve kopmaya karşı dayanıklılığı artar. Boyanabilirlik özelliği artar. Boncuklanma oluşumu azalır. Diğer lif hammaddeleri ile daha kolay karıştırılabilir. Boncuklanmaya Karşı Terbiye. Tekstil yüzeylerde boncuklanmanın nedeni, iplik içerisindeki liflerin serbest uçlarının sürtünme sonucu birbirine dolanarak düğümlenmesidir. Boncuklanma, kumaş yüzeyindeki lif uçlarının yakılması ya da kumaş yüzeyine bir reçine sürülerek lif uçlarının yapıştırılması gibi yöntemlerle önlenebilir.

Tekstil Haşerelerine Karşı Terbiye: Keratin içeren liflerle beslenen haşereler, yün liflerine, yün ipliklerine, yünlü kumaşlara ve yünlü giysilere zarar verebilirler.
Güve Yemezlik Terbiyesi: Tekstil haşerelerine karşı yapılan güve yemezlik terbiyesi, yün liflerini kemiren güvelere karşı yapılır. Eulan veya mittin gibi kimyasal maddeler, suda çözülür ve bir boya eriyiği gibi liflere emdirilir. Bu kimyasal maddeler, liflerle sağlam bir bileşim oluşturur ve yünü güveler için yenilmez bir hale getirirler. Güve yemezlik terbiyesi, yıkama ve temizlemeye karşı dayanıklıdır. Giysilerin korunmasında kullanılan güve topları, terbiye maddesi olarak kabul edilmezler. Bunlar, zehirli gazlar yaydıklarından sağlığa zararlıdır.

Haslık Değerlerini Belirleme İşlemleri: Haslık Çeşitleri, Renk Haslığı, Sürtünme Haslığı, Işık Haslığı, Yıkama Haslığı, Ter Haslığı, Hava Koşullarına Dayanıklılık.

Renk Haslığı: Renk haslığı, boyalı ve baskılı tekstillerin üretimi, kullanımı ve bakımı sırasında karşılaştıkları çeşitli etkilere karşı koyabilme özelliğidir. Tüm kullanım ve bakım özelliklerini kapsayan mutlak bir renk haslığı yoktur. Renklendirilecek tekstil yüzeylerinin, kullanım amacı belli olmalıdır. Örneğin, perdeler ve bahçe mobilyaları özellikle ışık haslığı yüksek renklerle, iş elbiseleri ise kaynar yıkamaya dayanıklı boyalarla boyanmış olmalıdır.

Sürtünme Haslığı: Yaş ve Kuru Sürtünme Haslığı olarak ikiye ayrılır. Sürtünme haslığı, boyamaya ya da baskıya bağlıdır. Sürtünme haslığını etkileyen faktörler: Lif cinsi, Boyar madde, Boyama yöntemi, Renk koyuluğudur. Has boyalar bile koyu boyandıklarında, ıslak sürtünmede renk atarlar. Bunun nedeni, genellikle lif yüzeyinde fazla miktarda bulunan boya maddesidir.

Işık Haslığı: Işık haslığı renkli tekstil yüzeylerin güneş ışıklarına karşı renklerini koruyabilme direncidir. Uzun süre güneş ışığına maruz kalacak olan tekstil yüzerlerinin (örn. Perdeler) yüksek ışık haslığına sahip olması gerekir.

Yıkama Haslığı: Yıkama haslığı boyalı ya da baskılı tekstil yüzeylerin yıkama işlemine karşı rengini koruyabilme direncidir. Her lif cinsi için uygun bir boyar madde vardır. Tekstil yüzeyleri, uygun bir boyar maddeyle boyanırsa belirli bir yıkama haslığına eriştirilebilir.

Kaynatma Haslığı: Doksan derece ve üzerindeki yıkamalarda olması gereken renk haslığına kaynatma haslığı denir. Erkek gömlekleri, iş önlükleri, iş giysileri, mutfak ve yatak takımları, mendiller vb. kaynar yıkamaya dayanıklı olmalıdır.

Ter Haslığı: Renkli iç veya üst giysiler terleme sonucunda renk atmamalıdır. Uygun boyar maddelerin kullanımı ile bu haslık sağlanabilir.

Hava Koşullarına Dayanıklılık: Bayrak, çadır ve örtü olarak kullanılan tekstil yüzeyler ışık, nem, rüzgar vb. Karşı dayanıklı olmalıdır. Bu amaca yönelik boyar maddeler mevcuttur.

Haslık Deneyleri ve Özellikleri: Boyanmış ya da baskılı tekstil materyalinin en önemli özelliği renk haslığıdır. Boyar maddelerin haslıklarını belirlemek için, çeşitli deneylere gerek vardır. Haslık değerleri bu deneyler sonucu belirlenir. Günümüzde renk haslığı testleri, uluslar arası birliktelik sağlamak için özel laboratuarlarda ve ISO kriterlerine göre yapılmaktadır. Örneğin, ışık haslığı, günümüzde laboratuarlarda özel soldurma lambaları kullanılarak tayin edilir. Belli bir süre soldurulan renkli tekstil materyali, ışık haslığını ölçmeye yarayan skala ile karşılaştırılarak değerlendirilir. Yıkama haslığı, test edilecek boyalı kumaşla, beyaz renkli bir kumaşın birbirine dikilmesinden sonra, bir arada yıkanması ve yıkama sonucunda beyaz renkli kumaşın ne kadar lekelendiğinin özel skala ile karşılaştırılması ile belirlenir. Ter haslığının belirlenmesi için, test edilecek renkli kumaş ile beyaz renkli bir kumaşın birbirine dikilmesinden sonra, ter sıvısının özelliklerinin ve yapısının bir örneği olabilecek şekilde hazırlanmış bir çözelti ile ıslatılır. Renk değişikliği ve beyaz kumaşın lekelenme derecesi, skala yardımıyla değerlendirilir. Ter haslığı deneyi, Asidik Ter Haslığı ve Bazik Ter Haslığı olmak üzere iki şekilde tespit edilir. Sürtünme haslığının belirlenmesinde ise, boyanmış yada baskı yapılmış kumaşın beyaz renkli pamuklu bir kumaş üzerine sürtülmesi, beyaz pamuklu kumaşın renklenmesine sebep olur. Bu işlem, crockmetre adı verilen bir cihaz ile yapılır. Beyaz pamuklu kumaşın yaş ve kuru olmasına göre iki tip sürtünme haslığı belirlenir. Beyaz pamuklu kumaşın lekelenme miktarı özel skala ile karşılaştırılarak sürtünme haslığı değerlendirilir.

3 yorum:

Dokumahaneden çıkan ham beze, satışa hazır bir duruma gelmeden kullanma yeri ya da isteğine göre görünüm, tutum gibi özellikler kazandırılması amacıyla uygulanan kasar (ön terbiye), renklendirme (boyama, baskı) ve apre (bitim) işlemlerinin tümüne terbiye denir.

Tekstil mamullerinin terbiye işlemleri kuru terbiye işlemleri ve yaş terbiye işlemleri olmak üzere ikiye ayrılır. Kuru terbiye işlemleri, kimyasal madde çözeltisi kullanılmadan, tekstil materyaline uygulanan fiziksel işlemlerdir. Yaş terbiye işlemleri ise tekstil materyalinin kimyasal madde flottesiyle muamelesi sonucunda tutum veya kullanım özelliğinin geliştirilmesini amaçlamaktadır.

Kullanım haslığı; kullanım sırasında ürünün maruz kalacağı etkilere karşı dayanımını ifade eder. Görünüm, estetik gibi kavramlar bir ürünün satışı üzerinde önemli rol oynar. Buradan hareketle, yapılacak olan haslık kontrolleri ürün kalitesini belirleyen en önemli özelik olmaktadır. Kullanım haslıklarına renk, ter, ışık, sürtme, yıkama ve çekmezlik haslıkları örnek verilebilir.

Haftalık En Çok Okunanlar